şifalı bitkiler Rotating Header Image

bel ağrısı tanısı ve teshisi Google

BEL AĞRILARI

Bel ağrıları günümüzde kişilere rahatsızlık verme ve işten alıkoyma yönünde ilk sıralara gelen bir sağlık problemidir. Bu çerçevede insanların % 65 i yaşamlarının bir döneminde bel ağrısı problemini yaşarlar. Ayrıca romatizmal kökenli şikayetlerin de 1/3 belden kaynaklanmaktadır. Bunun yanıra komşu organların hastalıkları , tüm vücudu ilgilendiren diğer hastalıklar, doğumsal anomaliler bel ağrısı tablosuna neden olabilirler.

ZORLANMA VEYA YARALANMA SONRASI GÖRÜLEN BEL PROBLEMLERİ

Trafik kazaları, düşme, ağır yük kaldırma, ani ve ters bir bel hareketi, antremansız olarak bel üzerine aşırı yüklenme yapan sportif aktivasyonlar esnasında meydana gelen zorlamalar ve bunun gibi oluşan bel problemleri bu grup içerisinde ele alınır. Gerek direkt gerekse indirekt yaralanma mekanizmaları yaralanmanın şiddetine bağlı olarak, çeşitli derecelerde incinmelerden kopmaya, hatta omurga kırık ve çıkıklarına kadar uzayan tablolara yol açabilirler.

Bunlar içerisinde en geniş hasta grubunu lumbago, siyatalji ve bel fıtıkları ile ilgili problemler oluşturur. Çoğu ağır yük kaldırma veya ani yapılan ters hareketle oluşur. Hanımların günlük yaşamları sırasında, sürekli hareket halinde ve yerine göre ağır yükle uğraşıları bu tip bel problemlerinin oluşması açısından risk taşımaktadır. Ağrının niteliği ağır bir şey kaldırdığı sırada, aniden belinde birşey kopar gibi bir hisle ifade edilir.Kişi olduğu yerde kalır ve belinin tutulduğunu söyler. Tabloya sıklıkla adele spazmı eklenilir. Hareketler ağrılıdır.Öksürük, aksırık, ıkınma ağrıyı arttırabilir. Şikayetlerin ilerleyici nitelik göstermesiyle bacağa vuran ağrılar, iğnelenme, uyuşma ve refleks kaybı görülebilir.

Siyataljilerde bacakta tek taraflı sinir boyunca duyulan lokalize ağrı vardır. Tüm bu problemlerin tedavisinde istirahat ve medikal yani ilaçla tedavi, fizik tedavi ajanlarından faydalanılır.

Ancak toplum sağlığı açısından tedavi edici hizmetlerden daha çok koruyucu önlemlerin önemi vardır.Doğal olarak bu kural hanımların risk altında oldukları ev ve mesleki uğraşları içinde geçerlidir.Koruyucu önlemlerin temelinde oturma veya yerden birşey kadırırken oluşabilecek yanlış hareketlerin yapılmaması vardır.

Bel ağrısı yapan temel nedenler, çeşitli hastalık grupları içerisinde ele alınmaktadır. Bunlar içerisinde doğumsal anomaliler sonrası gelişen bel problemlerinin olup olmadığının ortaya konulması konu ile ilgili ilk adımı oluşturmaktadır. Bel ağrısı yapan doğumsal anomaliler genelde belin anatomik yapısından kaynaklanır ve kemik yapıdaki problemlerle birliktedir. Hadise doğumsal olmakla birlikte şikayet ve bulgular genellikle orta ve ileri yaşlarda tabloya eşlik eden zorlanmalar, yaşla birlikte ilerleyici nitelik gösteren artrotik değişiklikler veya yaralanma sonucu çıkar.

Genelde ağrı en sık rastlanan belirtidir. Ayrıca belin bazı hareketlerinde değişen derecelerde sınırlılık, bel adelelerinde sertlik ve hassasiyet, belin normal eğiminde azalma veya artma şeklinde değişiklikler temel klinik bulguları oluşturur. Özellikle belde eğrilikle seyreden hastalıklarda tanı ve tedavi hekim kontrolü altında yapılan tetkiklerle düzenlenir.

MEKANİK NEDENLERE BAĞLI BEL AĞRILARI

Bel ağrılarının en önemli kısmını oluşturan bu grup yukarıda sunulan problemlere özgü ağır bulguları olmayan, ancak çevre yumuşak dokuların dıştan gelen zorlamalarıyla oluşan bel ağrılarıdır.

Beldeki yumuşak dokulara yönelik anormal yüklenmeler: Şişmanlık, gebelik, sürekli yüksek topuklu ayakkabı giyme alışkanlığı, bacak boylarındaki eşitsizlik, kalça ve diz problemleri, düz tabanlık gibi vücudun yük dağılımındaki değişiklikler bel üzerine normalden daha fazla yüklenme getirerek, bir takım bel şikayetlerinin oluşmasına zemin hazırlarlar. Doğal olarak tedavide bel problemlerinden önce, bunu oluşturan nedenlerin en aza indirgenmesi gereklidir. Bu konuda sorumlu tutulabilinecek etkenlerden bir diğeride karın ve bel adelelerinde zayıflık ve yetersizliktir. Güçsüz adele yapısı vücudun doğal korumalarını azaltarak oluşabilecek bel problemlerini engelleyemez. Bu yüzden özellikle aktif çalışma yaşamı içerisinde olan hanımların bel ve karın adelelerini güçlendirici egzersizleri günlük yaşamlarının bir parçası olarak kabul etmeleri gereklidir. Sabahları düzenli egzersiz alışkanlığı bel promlemlerini önleyici unsurdur . Başlangıçta hafif olan egzersizlerin ağırlığı zaman içerinsinde arttırılır.Egzersizlerin amacı lordozu azaltmak, postürü düzeltmek ve hareketliliğini korumaktır.Bu şekilde kötü duruş alışkanlığınında önüne geçilir.

Diğer bel ağrısı yapan hastalıklarda (iltihabi, romatizmal, metabolik, tümörler, dolanımla ilgili olan veya diğerlerinde) tedavi esas hastalığa yönelik olduğu unutulmamalıdır.

BEL İLE İLGİLİ PROBLEMLERDE KORUYUCU ÖNLEMLER

- Düz yatakta yatılmalıdır. Yatak gerektiğinden sert olmamalıdır. Sünger veya yaylı yataklar kişi kalkınca düzgün konuma gelebilecek nitelikte olmalıdır. Yan yatarken bacakların kalça ve dizden bükülü olması tercih edilmelidir.
- Yumuşak mobilya ve derin kanepe önerilmemektedir. Sert sandelyede dik, kalça ve dizler 90 derece, ayaklar yere basacak şekilde oturulmalıdır.
- Araba koltuğu sert olmalıdır. Bacakların gerilmemesi için direksiyona yakın oturulmalıdır.
- Otururken öne ve arkaya fazla eğilmemelidir.Uzanmak için ani dönüşler tehlikelidir.
- Ayakta dururken bel düz tutulmalıdır. Beldeki lordozun artmasını önlemek için bir ayağın altına ayak iskemlesi konularak durulmalıdır. (ayakta uzun süre durulacaksa ).
- Bayanların topuk yüksekliği fazla olmamalıdır.
- Fazla ağır kaldırmamalıdır. Kadırırken eşya vücuda yakın tutulmalıdır.
- Yerden kalkerken çömelerek destek alınmalı ve yük iterken bel seviyesinden yapılmalıdır.
- Egzersizler yorgunluk sınırından önce kesilmelidir. Ancak hergün düzenli egzersiz yapılmalıdır.
- Merdivenler tek tek inilip çıkılmalıdır.
- Bel ağrısı olanlar uzun süre oturmamalıdır. Ayrıca koltuk destekli sandalyeler tercih edilmelidir.

Bel Ağrısı Tanısı ve Teşhisi

öncelikle tanı, hekim tarafından konulur. Hekimlik dı­şında hiçbir meslek grubunun tanı koyma yetki ve becerisi yoktur. Hastanın yakınmaları, ağrının özelliği ve klinik muayene bulguları tanı için önemli bilgiler verir. İlk aşa­mada ağrının mekanik nedenlerle mi, yoksa çok daha cid­di olabilen diğer nedenlerden mi kaynaklandığını ayırt et­mek önemlidir. Muayenede sadece beli değil, tüm omurga­yı, hatta vücudu birlikte değerlendirmek gerekir. Fizik mu­ayeneden sonra gerekliyse röntgen, kan tetkikleri ve daha ileri tetkikler istenir.

“Ağrının özelliği” kavramı, Bel Ağrı

Ağrının özelliği mekanik ve mekanik olmayan bel ağrı­sını ayırt etmede önemlidir. Mekanik bel ağrısında ağrı hareket etmekle, kullanımla artar, istirahatla azalır. Meka­nik olmayan bel ağrısında ise istirahatla artan, gece uyku­dan uyandıran ağrı ve sabah tutukluğu ön plandadır. Eğer mekanik kaynaklı bir ağrı düşünülüyorsa, nedenler çok çeşitli olsa da tedavi yaklaşımları birbirine çok benzerdir.

Bel hastalıkları muayenesinde hangi aşamalar izlenir?
Muayenede belde ağrılı bölgeler araştırılır. Bel hareket­liliği değerlendirilir. Sinir sistemi muayenesinde kas gücü, duyu ve reflekslere bakılır. Böylece sorunun nedeni anlaşıl­maya çalışılır. Belin muayenesi yanında sırt, boyun, kollar ve bacaklar da muayene edilmelidir.

Muayene sırasında röntgen filmi ne zaman istenir?
İlk ağrılı atakta hemen röntgen çekilmesi gerekli değil­dir. Mekanik özellikli ağrıda tedaviye rağmen iyileşme yoksa ya da tekrarlama varsa veya ciddi hastalıklardan şüpheleniliyorsa röntgen ve gerektiğinde diğer tetkikler is­tenir. Gereksiz film çekimlerinden, az da olsa radyasyon riski nedeniyle kaçınılmalıdır.

Röntgen filmi hekime hangi bilgileri verir?
Röntgen filmi nedenleri belirleme yönünden çok fazla bilgi vermez. Sadece kemiğin yapısıyla ilgili olan kireçlen­me, çökme gibi durumlar varsa veya doğuştan gelen anor­mal yapısal bir durum bulunuyorsa önem taşır.

Peki, bilgisayarlı tomografi ve MR hangi durumlarda istenir?

Bel Bacak Ağrısı İleri tetkik olarak kabul edilen bilgisayarlı tomografi veya MR görüntüleme yöntemlerine, uygun tedaviye ce­vap vermeyen, tekrarlayan, sinire bası yapan durumlarda veya mekanik nedenler dışında ciddi bir hastalık düşünül­düğünde ve cerrahi tedavi planlandığında başvurulmalıdır. Pahalı olan bu tetkikler, maalesef gereğinden çok daha sık istenilmektedir.

Hatta bazen hasta muayene bile olmadan kendiliğin­den MR çektirerek hekime geliyor. Bazen de sadece MR’a bakılarak ameliyat önerilebiliyor. Oysa gereksiz MR isten­mesi hastaya yarar yerine zarar veren bazı sonuçlara yol açabilir.

Ne gibi zararlar doğurabilir?

Belin yapısındaki kas, disk, eklem gibi farklı elemanla­rın bir bütün olarak çalışması nedeniyle ağrının nereden, hangi yapıdan kaynaklandığını söylemek çoğu zaman mümkün değildir. Yapılan çalışmalarda bel ağrısı ile rönt­gen ve MR bulguları arasında doğrudan bir ilişki olmadığı kanıtlanmıştır.

Bir başka deyişle kişinin ağrısı ile fıtığı arasında ya da ağrı ile kireçlenme arasında doğrudan ilişki yoktur. 40 yaş sonrası hiç bel ağrısı olmayan kişilerin yarısına yakınında, röntgen ve MR’larda kireçlenme ve fıtık gibi anormal bul­gular saptanmıştır. Ciddi bel ağrısı çekenlerde röntgen ve MR’da bir bozukluk bulunamayabilir. Bunun için hastaya gerekli açıklama yapmadan sadece tanı söylemek hastalığı etiketlemektir. Bu da hastaya zarar verebilir.

Hastaya, “Ağrınızın nedeni bel fıtığı” denmemeli

Etiketlemek tam olarak ne demektir ve hastaya nasıl bir zarar verir?

Ağrıyı etiketlemek hastaya ağrının nereden, hangi ya­pılardan kaynaklanabileceğini, omurgada bir yapıdaki sorunun diğer yapıları da etkileyebileceğini açıklamadan tanıyı söylemektir. “Sizin bel fıtığınız var”, “Ağrınızın ne­deni fıtıktır” gibi. Oysa kas zorlanmasında, kasılmasında, komşu eklemler, hatta siyatik siniri etkilenerek bel fıtığına benzer yakınmalar görülebilir veya bel fıtığı kasları ve ek­lemleri de etkileyebilir. Hastaya doğrudan, “Ağrınızın ne­deni, fıtığınız” derseniz, hasta hiç iyileşmeyecekmiş hissi­ne kapılabilir. Veya iyileştikten sonra herhangi bir dö­nemde oluşacak bel ağrısının kaynağını bel fıtığı olarak değerlendirilebilir.

Peki, teşhis netleştiğinde nasıl bir tedavi uygulanıyor?
Tedavinin amacı ağrıyı ve tekrarlamayı azaltmak, aktif yaşama ve işe dönüşü sağlamaktır. Ağrıyı azaltmak için is­tirahat, ilaçlar, fizik tedavi, korseler gibi çok sayıda yön­tem vardır. Bu yöntemlerin arasında etkinlik yönünden be­lirgin bir farklılık yoktur. Tedavide kalıcı etkinliği olan yöntemler, beli ve vücudu doğru kullanma ve egzersizlerdir.




Popüler Aramalar

Sizde Yorum Gönderin