şifalı bitkiler Rotating Header Image

kadınlarda yumurta yetmezliği ve oluşumu Google

kadınlarda yumurta yetmezliği ve oluşumu

Erken yumurtalık yetmezliği 40 yaşından önce yumurtalıkların fonksiyonlarını yitirmesi olarak tanımlanabilir. Bunun sonucunda ovulasyon-yumurtlama olamamakta ve vücut için yeterli estrojen üretimi de sağlanamamaktadır. Ortalama görülme sıklığı 1/100-1/1000 civarındadır. Erken yumurtalık yetmezliği ya da erken menopoz olarak da bilinen bu sendrom aslında menopozdan farklı bir durumdur. Menopoza giren kadınlarda artık yeni bir adet kanama periyodu görülmezken bu sendromu olan kadınlarda düzensizde olsa adet kanama periyodları görebilirler. Ayrıca menopoza giren kadınların gebelik şansı yokken erken yumurtalık yetmezliği olan bu kadınlarda çok nadir olmakla birlikte gebelik şansı bulunabilmektedir.

En sık gözlenen bulgu düzensiz adet kanaması veya adetten kesilme ve kısırlık (infertilite)tır. Bazen menopozdaki kadınlarda da görülen sıcak basmaları, terleme, vaginal kuruluk, cinsel isteksizlik klinik bulgulara eklenebilir. Bu sendromda kan estrojen düzeyleri düşük, FSH (follikül uyarıcı hormon) düzeyleri yüksek saptanır. Yumurtalıkların fonksiyonlarını çeşitli sebeplerle yitirmeleri sonucu beyinden gelen yumurtalıkları uyarıcı hormon düzeyleri (FSH) oldukça artmış, menopozda görülen düzeylere ulaşmıştır. (30 mIU/ml). Yüksek FSH düzeylerine rağmen bu kadınlarda zaman zaman yumurtalıkta kalan az miktarda follikül havuzundan estrojen hormonu üretimi ve yumurtlama görülebilmektedir.

Doğal menopoz yaşı ortalama 45-50’li yaşlardır. Üreme çağındaki kadınlarda yaklaşık olarak bu yaşlarda yumurta rezervi tükenir ve bunun sonucu olarak menopoz denen doğal yaşam döngüsü başlar. Yumurtalıkta bulunan binlerce yumurta hücresi normalde ergenlikle birlikte hipofiz bezinden salgılanan FSH ve LH adlı hormonlara duyarlı hale gelirler ve doğal bir adet döngüsünde her ay biri olgunlaşarak döllenmeye hazırlanır.

Ancak bu süreç yumurta hücreleri arasında bir yarışma gibidir. Her ay yüzlerce yumurta hücresi adet periyodunun başında yarışmaya katılmakta, ancak içlerinden biri gelişimini tamamlayabilmektedir. Geri kalan hücrelerse atrezi dediğimiz hücre ölümüne uğramaktadırlar. Bu şekilde aslında her ay yüzlerce yumurta hücresi kayba uğramaktadır. Doğal süreçte yumurta hücrelerinin tamama yakını menopoza doğru hızla azalmakta ve tükendiğinde menopoz dönemi başlamaktadır. Bugünkü bilgilerle yumurta hücrelerinin (oosit) sayısının sabit olduğu ve yenilenemediği düşünülmektedir. Yapılan çalışmalar kadınların çoğunlukla 40-45’li yaşlardan sonra menopoza girdiklerini göstermiştir. Oysa bu sendromda yumurtalık rezervi beklenen doğal zamandan çok daha önce azalmakta veya bitmektedir.

Erken yumurtalık yetmezliği olan bu grup hastada X kromozomu anormallikleri daha sık gözlenmiştir. Turner sendromu (45,XO), kırılgan X (fragil X ) sendromu olan hastalar klinik bulgularına ek olarak erken yumurtalık yetmezliği ile karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle erken yumurtalık yetmezliği tanısı konulan genç kadınlarda kromozom incelemesi mutlaka önerilmektedir. Kanser nedeniyle uygulanan özellikle alkalizan kemoterapotik ajanlar, radyoterapi uygulamaları da bu sendroma neden olabilmektedirler. Bazı kimyasallar, virüsler de etken olarak suçlanmıştır. Estrojen hormonu üretim yolundaki enzim eksiklikleri de etiyolojide rol oynayabilmektedir.

Otoimmun hastalıklar bu grup hastada daha sık görülebilmektedir. Özellikle vakaların %10-30’unda hipotiroidi yani tiroid bezinin yetersiz çalıştığı bildirilmiştir. Böbrek üstü bezi yetmezliği ve diyabetle birlikte olan otoimmun çoklu endokrin hastalık sendromu olguların bir bölümünde görülebilmektedir.

Yine bu grup hastada sistemik lupus eritematodus, romatoid artrit, Chrone hastalığı gibi otoimmun problemler eşlik edebilmektedir. Son yıllarda ileri genetik çalışmalarla bu sendromu olan genç kadınlarda bazı gen düzeyinde defektlerin sıklığı dikkat çekmiştir. Ancak yinede çoğu olguda kesin sebep saptanamamaktadır. %10 olgu ailesel yatkınlık göstermektedir.

İnfertilite (kısırlık) dışında bu olgularda üzerinde en sıklıkla durulan problem osteoporoz(kemik erimesi)dur. Tanı sırasında olguların 2/3’ünde en azından osteopeni denen kemik kaybı başladığı gösterilmiştir. Estrojen eksikliği tedavi edilmediğinde hızlı kemik mineral kaybına yol açarak daha ileri form olan osteoporoz riskine yol açmaktadır. Bu nedenle eksik olan estrojen hormonunun takviyesi oldukça önemlidir. Uygun boy/kilo oranının sağlanması, düzenli egzersizle kas kuvvetinin artırılması, yeterli kalsiyum ve D vitaminin alınması sağlıklı yaşam açısından üzerinde önemle durulan konulardır.

Yine bu grup hastalarda Addison hastalığı denen böbrek üstü bezinin yetersiz çalışması durumu gelişme riski olabilmektedir. Ayrıca otoimmun tiroid bezi anormallikleri de daha sık gözlenebilmektedir. Bu açılardan takip önerilmektedir. Bir başka sık karşılaşılan sorunda depresyon ve anksiyete sıklığıdır. Eksik olan estrojen hormonunun yerine konması osteoporozdan korunmanın yanı sıra estrojen eksikliğinin bulguları olan sıcak basması ve vaginal kuruluk gibi yakınmalarında çözümünü sağlar.

Ek olarak doğal adet döngüsünü taklit edecek şekilde progesteron hormonu takviyesi ile adet kanama periyodları sağlanabilir. Yumurtalıkların üreme kapasitesini artıracak ya da sağlayacak bir yöntem bulunmamakla birlikte bu hastalarda çok nadirde olsa spontan ovulasyon ve gebelik şansının bulunabildiği hatırda tutulmalıdır.

Kaliteli yumurta oluşumu ve yumurtlama sorunu gidermek için kür : 8-9 adet kuru inciri soğuk suda yıkıyoruz. Yarım litre kaynayan suya 8-9 tane kuru incir atiyoruz ve 8 – 9 dk kaynatıyoruz. Daha sonra bu suyu sabah ve öğle yemeğinden önce yani günde 2 kez içiyoruz. Bu uygulama 20-25 gün devam ediyor.




Popüler Aramalar

Sizde Yorum Gönderin